Red Purple Black

Muhyiddin Mehmed Efendi (Seydî Çelebi)

 (931/1524-25) Hayatı
“Seydî Çelebi” olarak tanınan Muhyiddin Mehmed Efendi Kocaelili’dir. Babası Mehmed Efendi, Merzifon Medresesi’nde uzun zaman müderrislik yapmış, zamanın meşhur ulemâsından idi. İlk eğitimini babasından alan Seydî Çelebi, bilahare Bahaeddin Efendi, Amasya’da müderris olan Abdî Efendi, Şah Fenârî’nin oğlu Hasan Çelebi gibi müderrislerden okudu. Ardından Malkara Medresesi müderrisliğine getirildi. İstanbul İbrahim Paşa Medresesi’nin ilk müderrisi oldu.

Sonra sırasıyla İznik Sultan Orhan Gazi, Edirne Dârulhadis, İstanbul Vezir Mustafa Paşa (ilk defa) ve Sahn-ı Semân medreselerine müderris oldu. Sultan Bayezid II, günlük seksen akçe ile emekliye ayırdı. Yavuz Sultan Selim onu önce İstanbul’a kadı sonra da Anadolu Kadıaskeri olarak tayin etti. Bir müddet sonra bu görevinden istifa etti. Bunun üzerine Yavuz Sultan Selim, Sahn-ı Seman medreselerinden birine günlük yüz yirmi akçe ile müderris olarak atadı. Bir müddet sonra tedris faaliyetlerinden ayrılıp evinde uzlet hayatı yaşamaya başladıysa da Mısır’a kadı olarak tayin edildi. Bir sene sonra hacca gitti. Dönüşte İstanbul’a geldi. Günlük 130 akçe ile emeklilik hayatı yaşarken 931/1524-25 yılında vefat etti.[1] İstanbul Fatih Câmii civarında müfessir Şeyhzâde’ye nisbet edilen mescidin avlusunda babası Mevlânâ Muslihiddin Mehmed’in yanına defnedildi. [2]

Yavuz Sultan Selim Han dönemi meşhur âlimlerinden Mevlânâ Haydar, Seydî Çelebi Edirne Dârulhadisi müderrisi iken kendisine talebe ve mu‘îd olmuştur.[3] Mîrim Kösesi Muhyiddin Mehmed Çelebi[4], Mevlânâ Abdurrahman Efendi[5], Mevlânâ Seyrek Muhyiddin Efendi[6] ve eş-Şekâik müellifi Taşköprizâde Ahmed Efendi de onun talebelerindendir.
Eserleri
Seydî Çelebi Hamidli Kara Seydî’nin sorularına cevaplarını ihtiva eden bir risâle kaleme almıştır.[7] Ayrıca Müstahrec mine’l-Buhârî isimli, Buhârî’nin Sahîh’i esas alınarak hadislerden bir seçme yapılmak suretiyle siyâsetnâme türüne örnek teşkil edebilecek bir eser yazmış ve Sultan II. Bayezid’e ithaf etmiştir. Bu eserinde, seçtiği hadisleri kısaca şerhetmiş ve onlardan sonuçlar çıkarmıştır. Eser Mehmet Erdoğan tarafından yayınlanmıştır. [8]
Seydî Çelebi şiirler de kaleme almıştır. [9]
 
[1] eş-Şekâ’ik, 300; Mecdî, Şekâik Tercümesi, 315-316; Hoca Sâdeddin, Tâcü’t-tevârîh, II, 558. Ayrıca bk. Hasan Beyzâde, Târih-i Hasan Beyzâde, vr. 203b; Ramazanzâde, Tevârîh-i Âl-i Osman, Süleymaniye Ktp., Reşid Efendi, nr. 617, vr. 99a.
[2] Mecdî, Şekâik Tercümesi, 316.
[3] eş-Şekâ’ik, 425; Mecdî, Şekâik Tercümesi, 421.
[4] eş-Şekâ’ik, 448.
[5] eş-Şekâ’ik, 511.
[6] eş-Şekâ’ik, 501.
[7] Mecdî, Şekâik Tercümesi, aynı yer.
[8] Muhyiddîn Seydî Çelebi, Buhari’de Yönetim Esasları (Müstahrec mine’l-Buhârî) (haz. Mehmet Erdoğan), İstanbul 2000.
[9] Hoca Sâdeddin, Tâcü’t-tevârîh, II, 558. Hoca Sadeddin Efendi, Seydî Celebi’nin yaşlılık hakkında söylediği şu beyti kaydetmektedir:
“Başıma karlar yağdı da şaşkına döndüm
Öyle oldum ki işte belim de büküldü.”

casus telefon
casus teleon
casus telefon