|
|
 |
Merhaba |
MERHABA
Sevgili okuyucular!
Başta hadis ve sünnet olmak üzere dinî ilimler alanında sizlere faydalı olmayı temel gaye edinmiş olan derneğimizin web sitesinin ikinci sayısıyla huzurlarınızda olmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz. Üç aylık periyodikler halinde yayın hayatına devam edecek olan sitemizin faaliyet alanı iki ana bölümden oluşmaktadır:
- Prof. Dr. Mehmet ERKAL, Pof. Dr. Yusuf Şevki YAVUZ, Prof Dr. Ahmet YÜCEL, Doç. Dr.Süleyman DERİN, Doç. Dr. Selahattin YILDIRIM ve Dr. Ebubekir SİFİL’den oluşan yayın kurulumuzun hazırladığı, üç ayda bir güncelleştitilen; “Kur’an ve Tefsir”, “Hadis ve Sünnet”, “Fıkıh ve İslâm Hukuku”, “Akâid ve Kelâm”, “Ahlâk ve Tasavvuf” gibi temel ilim dallarından oluşan, hem ilim erbabına hem de halka hitap eden yazıların yer aldığı bölüm.
- Doç. Dr. Selahttin YILDIRIM’ın hazırlayıp sunduğu, ayda bir güncelleştirilen “Bir Osmanlı Muhaddisi” ile haftada bir güncelleştirilen “Haftanın Hadisi” ve “Haftanın Sohbeti”nden oluşan özel bölüm.
Okuyucular olarak sizlerden istirhamımız, sitemiz hakkındaki kanaat ve görüşlerinizi iletmeniz ve sitemizi çevrenize tavsiye edip tanıtmanızdır. Yapıcı ve yönlendirici tavsiyeleriniz bizlere güç ve heyecan kazandıracaktır. 54 sayfa hacmindeki yeni bölümü bu duygu ve düşüncelerle istifadenize arz ederken sağlık ve esenliklerle başka bir sayıda birlikte olmayı Yüce Mevlâmızdan niyaz ediyoruz.
Doç. Dr. Selahattin YILDIRIM
yazının devamı

|
 |
BİR OSMANLI MUHADDİSİ |
| İBN MELEK (821/1418) |
İzzeddin ve Emînüddin lakabıyla anılan İbn Melek’in asıl adı Abdüllatif babası ise Abdülaziz’dir. Daha çok “Melek’in oğlu” anlamına gelen İbn Melek veya onun Farsça karşılığı olan Ferişteoğlu lakabı ve er-Rûmî nisbesiyle tanınmıştır. Ünlü seyyah İbn Batuta’nın 732/1332 senesinde Anadolu’ya yaptığı seyahat sırasında, Abdüllatif’in babası Kadı İzzeddin ile karşılaşmış ve bu zâtın fazilet sahibi bir kişi olduğunu, “Firişte” diye tanındığını kaydetmiştir. Muhaddisimizin İbn Melek veya Ferişteoğlu diye tanınmasının sebebi de babasının bu lakapla anılmasından kaynaklanmalıdır.
Ailenin aslen Türkistanlı olduğunu, İbn Melek’in babasının, Aydınoğullarının özel daveti üzerine Türkistan’dan Aydınoğulları Sancağı’na geldiğini kaydeden Seyyid Bey, İbn Melek’in, kendisinin de büyük dedelerinden olduğunu belirtmektedir.
|
Yazının Devamı

|
|
 |
BİR HADİS BİR HİKAYE |
| DÜNYA VE DÜNYA’DA OLANLAR DEĞERSİZDİR |
عن أبي هريرة رضي الله عنه قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: "الدُّنْياَ مَلْعُونَةٌ مَلْعُونٌ مَا فِيهَا إلاَّ ذِكْرَ اللهِ وَماَ وَالاَهُ، وَعَالِمًا اَوْ َمُتَعَلِّماً"
ANLAMI:
Ebû Hüreyre’den (r.a) rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Dünya ve içindekiler (mel’un) değersizdir. Yalnız Allah’ı zikretmek ve O’na yaklaştıran şeylerle, ilim öğreten âlim ve öğrenmek isteyen öğrenci müstesna.”
(Kaynak: Tirmizî, Zühd 14; İbn Mâce, Zühd 3; Beyhakî, Şuabü’l-Îmân, VII, 342, no: 10513)
|
Yazının Devamı

|
|
 |
HAFTANIN HADİSİ |
| KULLUK VATANDAŞLIKTAN DAHA ÜSTÜNDÜR! |
عَنْ أَبىِ هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ: أنَّ النَّبِىَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: أُتِىَ بِهَدِيَّةٍ فَلَمْ يَجِدْ شَيْئًا يَضَعُهَا عَلَيْهِ قَالَ ضَعْهَا عَلىَ الحَضِيضِ يَعْنىِ الأَرْضَ ثُمَّ نَزَلَ يَأْكُلُ ثُمَّ قَالَ "إنَّمَا أَناَ عَبْدٌ أكُلُ كَمَا يَأكُلُ العَبْدُ وَأشْرَبُ كَمَا يَشْرَبُ العَبْدُ".
ANLAMI:
Ebû Hüreyre’den (ra.) rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Bir gün Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem’e bir hediye getirildi. Hediyeyyi zerine koyacak bir şey bulamadıda yere koy diye emretti. Sonra inip onu yedi ve şöyle buyurdu:
“Ben bir kulum. Bir kulun yediği gibi yer; bir kulun içtiği gibi içerim.”
(Kaynak: Kenzü’l-Ummâl, No: 40708),
|
Yazının Devamı

|
|
 |
Peygamberimizle Buluşmak(salâtu selâm) |
|
|
 |
EN SON EKLENEN
PROJELER |
|
Konu |
Proje |
Tarih |
Oku |
İndir |
| Prof. Dr. Yusuf Şevki Yavuz |
Akâ’id ve Kelâm |
05.05.2008 |
 |
 |
| Prof. Dr. Mehmet Erkal |
Fıkh ve İslam Hukuku |
05.05.2008 |
 |
 |
| Prof. Dr. Ahmet Yücel |
Hadîs ve Sünnet |
05.05.2008 |
 |
 |
| Prof. Dr. Ahmet Yücel |
Hadîs ve Sünnet |
14.01.2008 |
 |
 |
| Prof. Dr. Mehmet Erkal |
Fıkh ve İslam Hukuku |
14.01.2008 |
 |
 |
|