Sevgili okuyucular!
Başta hadis ve sünnet olmak üzere dinî ilimler alanında sizlere faydalı olmayı temel gaye edinmiş olan derneğimizin web sitesinin ikinci sayısıyla huzurlarınızda olmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz. Üç aylık periyodikler halinde yayın hayatına devam edecek olan sitemizin faaliyet alanı iki ana bölümden oluşmaktadır:
Prof. Dr. Mehmet ERKAL, Pof. Dr. Yusuf Şevki YAVUZ, Prof Dr. Ahmet YÜCEL, Doç. Dr.Süleyman DERİN, Doç. Dr. Selahattin YILDIRIM ve Dr. Ebubekir SİFİL’den oluşan yayın kurulumuzun hazırladığı, üç ayda bir güncelleştitilen; “Kur’an ve Tefsir”, “Hadis ve Sünnet”, “Fıkıh ve İslâm Hukuku”, “Akâid ve Kelâm”, “Ahlâk ve Tasavvuf” gibi temel ilim dallarından oluşan, hem ilim erbabına hem de halka hitap eden yazıların yer aldığı bölüm.
Doç. Dr. Selahttin YILDIRIM’ın hazırlayıp sunduğu, ayda bir güncelleştirilen “Bir Osmanlı Muhaddisi” ile haftada bir güncelleştirilen “Haftanın Hadisi” ve “Haftanın Sohbeti”nden oluşan özel bölüm.
Okuyucular olarak sizlerden istirhamımız, sitemiz hakkındaki kanaat ve görüşlerinizi iletmeniz ve sitemizi çevrenize tavsiye edip tanıtmanızdır. Yapıcı ve yönlendirici tavsiyeleriniz bizlere güç ve heyecan kazandıracaktır. 54 sayfa hacmindeki yeni bölümü bu duygu ve düşüncelerle istifadenize arz ederken sağlık ve esenliklerle başka bir sayıda birlikte olmayı Yüce Mevlâmızdan niyaz ediyoruz.
Asıl ismi Ahmed olan âlimimiz, Mahmud isminde bir zâtın oğlu olup, Şihâbüddin lakabı ile meşhur olmuştur. Sivas eşrafından bir zâtın âzatlı kölesi olduğu ve bu şehirde yetiştiği için Sivâsî, bilahare Ayasuluğ’a (Selçuk) yerleştiği için de Ayasluğî nisbesiyle tanınmıştır. Sivâsî nisbesi çok daha yaygındır. Küçük yaşından itibaren zamanının alimlerinden ilim tahsilinde bulunarak yaşıtları arasında sivrildi. Daha sonra Zeyniyye Tarikati’nin kurucusu Zeyneddin Hafî’nin (ö. 838/1434-35) ileri gelen halifelerinden Mehmed Efendi’ye intisap etti. Şeyhi ile beraber Ayasuluğ’a gitti. Burada tedris ve irşad faaliyetlerinde bulundu. Aydınoğlu tarafından kendisine büyük ikramlarda bulunuldu. Gördüğü bu iltifatlar karşısıda Ayasuluğ’a yerleşti.
ANLAMI:
Enes b. Mâlik’ten (r.a) rivayet edildiğine göre Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Bir insana şer olarak din ve dünya hususunda parmakla işaret edilmesi yeter. Allah’ın korudukları müstesna.”
(Kaynak: Tirmizî, Kıyamet 21).
AÇIKLAMA:
Şöhret kalbin marazıdır. Yani manevî hastalıkların en büyüğü ve en tehlikelisidir. Çünkü kalp bütün azâların reisi ve komuta merkezidir. O sağlıkl ve düzgün olursa diğer azâlar da ona bağlı olarak sağlıklı ve düzgün olurlar.
İnsan başkaları tarafından sevilmekten, çevresi tarafından farkedilmekten ve pohpohlanmaktan hoşlanır. İbn Kayyim el-Cevziyye insanın ruh dünyasında ve iç âleminde taşıdığı kötü hasletleri ve bunlardan kurtuluş yollarını şu enfes cümlelerle dile getirmiştir:
AÇIKLAMA:
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bu hadisi, Hendek savaşı öncesinde hendek kazma esnasında söylemiştir. Peygamberimiz, hendek kazmakta olan ashabının çok yorulduğunu görünce, mü’minin bu dünyada uğrayacağı birtakım sıkıntılara, dertlere ve yorgunluklara aldırmaması gerektiğini, bunların ecrinin ebedî olan âhiret hayatında verileceğini ashabına ve onların şahsında bütün ümmetine müjdelemek için bu hadisi söylemiştir. Aynı hadisi, Vedâ haccı esnasında, arefe gününde mü’minlerin sayıca çokluğunu gördüğünde gurura kapılmamaları için de söylemişti. Bunlar göstermektedir ki, esas kalıcı hayat âhiret hayatıdır ve insanın bu fanî dünyadaki bütün gayreti, ebedî ve kalıcı âhiret hayatını kazanmak olmalıdır.